Maliyetleri Artırmadan da KVKK Uyumlu Bir Şirket Olmak Mümkün

KVKK zorunluluğu birçok şirket için kabusa dönüşmüş durumda. KVKK konusundaki kafa karışıklığını gidermenin ve maliyetleri uçurmadan geçiş yapmanın çareleri ise bu yazımızda.

Avrupa Birliği’nde GDPR (General Data Protection Regulation) olarak bilinen ve ülkemizde de 7 Nisan 2016 tarihinden bu yana yürürlükte olan Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) ile beraber şirketlerin sorumluluğu da artıyor. BT uzmanları ile hukukçulara büyük iş düşüyor. Kişisel verilerin korunması odağında yeni kurum stratejileri belirlenmesi öncelik haline geliyor.

Kişisel verilerin güvenliği, dijitalleşen dünya ile beraber hiç olmadığı kadar büyük önem kazanıyor. Kişisel verilerin, izinsiz bir şekilde üçüncü kişilerle ya da kurumlarla paylaşılması, veri gizliliği ve veri güvenliği açısından önemli sorunlara yol açabiliyor.

Türkiye’deki kişisel veri güvenliği, 2005 ve 2010 yılında getirilen cezai hükümlerle güvence altına alınmaya çalışıldıysa da bu düzenlemelerin yeterli olduğunu söylemek pek de mümkün değildi. Bu noktada, geçtiğimiz yıl kabul edilerek yürürlüğe giren Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK), iş yaşantısı üzerinde pek çok değişikliği de beraberinde getirdi.

Verinin korunması çok önemli

Artık günümüzde, bilgi neredeyse ekonominin, üretimin kendisi haline geldiği ve bu nedenle verinin korunması; ekonomilerin, kendimizin hatta bizzat varlığımızın korunması anlamı taşıyor. 2018’de KVKK doğrultusunda Türk şirketlerine maalesef ilk cezalar kesildi. Kişisel Veri Koruma Kurulu’nun yaptığı bir açıklamada, 2018 yılında Kurul’a 38 ihbar, 24 veri ihlali olmak üzere, 358 şikayet geldiği; 250 adedinin sonuçlandırılarak yaklaşık 850 bin TL para cezası kesildiği belirtildi.

Bu da medya, devlet kurumları ve kamunun veri korumaya nasıl yaklaştığını ve bu konuda hassas olmaya devam edeceklerini gösteriyor. Hem bu cezalardan kurtulmak hem de KVKK ile uyumlu olmak da son derece mümkün.

Bireysel bilgiler ön planda

Öncelikli olarak kanunun, tüzel kişiliklerin verilerini kapsamadığını belirtelim. Kanunun konusunu, bireylere ait tüm verilerin toplanması, işlenmesi ve saklanması gibi başlıklar oluşturuyor. Kanun ve kanunun yürütülmesinden sorumlu kurul ile beraber, özellikle büyük miktarda kişisel veri toplayan, saklayan ve işleyen şirketler, bu verilerle ilgili sorumluluk sahibi haline geliyor.

BT uzmanlarına ve hukukçulara büyük iş düşüyor

KVKK ile beraber hukuk ve BT uzmanlarının daha fazla işbirliği yapmak zorunda olduğu bir noktaya gelindi. Bu nedenle bilişim konusunda uzman hukuk danışmanlarını bünyesine katan şirketlerle çalışmakta fayda var. Böylece, KVKK ihtiyaçlarınız ile ilgili de uçtan uçtan çözüm alabilir hale geleceksiniz.

Büyük ölçeklerde veri işleyen kurumların, teknik ihtiyaçlarını eksiksiz bir şekilde karşılayan çözümlerle çalışmaları gerekiyor. Güçlü bir veri tabanı; güvenlik, erişilebilirlik, ölçeklenebilirlik söz konusu olduğunda üstün özellikleri ile ön plana çıkmanızı sağlar. Güçlü veri tabanı aynı zamanda devasa büyüklükteki verileri işleyebilme, aktif “cluster” yapısı ile süreklilik sağlama ve çeşitli yedekleme imkanları ile birlikte sunulan çözümleri de destekler.

Veri toplama, işleme, raporlama aktivitelerini internet tabanlı uygulamalarla gerçekleştiren kurumlar için de Java Enterprise Edition 4,5,6 versiyon sertifikalarını destekleyen sunucuları seçmek çok önemli. Tüm bunların sonunda hem KVKK korkulacak bir şey olmaktan çıkacak hem de uygun maliyetler sayesinde paranız şirketinizin kasasında kalacak.

E-ticaretin Anahtarı Doğru ve Yerinde Teknoloji

Doğru ve yerinde teknoloji kullanımı Türkiye’de e-ticareti uçuracak.

Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) yıllık “Türkiye e-ticaret Pazar Büyüklüğü” raporuna göre, e-ticaret sektörü 2018 yılında, yüzde 42 büyüme ile 59,9 milyar liralık hacme ulaştı. 2014-2018 yılları arasında sektörün ortalama yıllık büyüme hızı ise yüzde 33 oldu. Bu büyüme rakamlarının teknoloji ile daha da hızlandırılabileceği düşünüldüğünde, e-ticaret Türkiye için en önemli sektörlerin arasına giriyor.

Türkiye’nin yeni büyüme hikâyesini E-Ticaret yazacak

Yeni nesil ticaret ve sınır ötesi ticaret önemini her geçen gün artırıyor. Bu farkındalıkla 2018 yılında oluşturulan TÜSİAD E-ticaret Çalışma Grubu, sektörün gelişmesini, ülkemizdeki KOBİ’lere ve perakendecilere ışık tutacak, destek olacak projeler ortaya koymayı hedefliyor. Büyüme rakamlarına bakıldığında Türkiye’nin yeni büyüme hikâyesini e-ticaret yazacak, e-ihracat da başrolde olacak. Bunun nasıl olacağına gelince, dikkatle izlenmesi gereken üç adım var: İlk adım dijital dönüşüm. Yalnız sektörlerin değil, ekonominin topyekûn dijital dönüşümle desteklenmesi gerekiyor. İkinci adım marka yatırımı. Çok güçlü markalarımız var ve bu markaları artık küresel e-ticaret platformları üzerinden dünyaya tanıtmalı, buna yatırım yapmalıyız. Üçüncü adım satış sonrası hizmet kalitesi. Online tüketicinin beklentisini uluslararası düzeyde karşılanabileceği bir geleceğe yatırım yapmak gerekiyor.

E-ticarette başarılı olmak için…

Az önce de bahsettiğimiz gibi pazardaki yarış arttıkça da e-ticaret siteleri daha fazla pay alabilmek için çabalıyor. İşte tam da bu noktada doğru ve yerinde teknoloji kullanımının önemi öne çıkıyor. E-ticarette başarılı olmak için Pukta aşağıdaki noktalara dikkat çekiyor.

Bulut’u kullanın

Asıl işinizin satış ve pazarlama olduğunu unutmayın. Bütçenizi sistem odalarından ziyade, daha iyi bir yazılım, doğru ürün yönetimi, daha aktif bir pazarlama ve satış süreçlerinizi iyileştirmek için kullanın. Sistem odalarında yanıp sönen ışıklar herkese çok etkileyici gözükse de siz rasyonel davranın.

Alternatif teslimat modelleri geliştirin

Müşteri tarafında e-ticaret şirketlerine iletilen şikayetlerin büyük bölümünü teslimat konusu oluşturuyor. Çin, ABD ve Avrupa bölgelerinde e-ticaret kapsamında uygulamaya alınan insansız hava ve kara araçları için Türkiye’de de Ar-Ge çalışmaları sürüyor. Yakın gelecekte e-ticaretin sevkiyat ve teslimat organizasyonlarında drone’ları ve insansız kara araçlarını görmeye başlayacağız.

Mobil teknolojiler

Mobil teknolojilerin hayata yoğun bir şekilde dahil olmasıyla birlikte artık e-ticaret de bu alana kaymış durumda. Dünya genelinde 300 milyar dolar olan mobil ödeme tutarının, önümüzdeki üç yıl içinde 700 milyar dolara çıkması bekleniyor. Bundan dolayı da yatırımcıların ilgisi mobil girişimlere doğru kaymaya başladı. Bu yüzden mobil ödeme kullanmayan ya da mobil uygulamasını ön plana çıkartmayan e-ticaret şirketleri için çok üzgünüz.

Kripto Paralar

Dünya değişiyor, finans sistemi de değişiyor. Artık insanlar sanal cüzdanlarında kripto para biriktiriyor ve alışverişlerini de bu paralarla yapıyor. Popülaritesini günden güne artıran kripto paralar şirketler, hatta devletler tarafından da ödeme aracı olarak kabul görüyor. Önümüzdeki yıllarda yaygın bir şekilde kullanılacağı öngörülen kripto paraların Türkiye’de de e- ticaret alanında birer ödeme aracı olarak kabul edileceğini söylemek mümkün.

Ürünler gibi veriler de hızlı ve hatasız taşınmalı

E-ticarette ürünlerin taşınmasına gösterilen özenin, verilerin taşınması aşamasında da gösterilmesi gerekiyor. Site ve uygulamaların düşük performansla çalışması müşteri deneyimini ve dolayısıyla satışları olumsuz etkiliyor. Kısaca e-ticarette satışların artması için, ürünlerin taşınmasına gösterilen özen, verilerin taşınmasına da gösterilmeli; veri güvenliği sağlanmalı.

Turizmin Destekçisi: Bulut Teknolojileri

Türkiye’de bacasız sanayi olarak bilinen turizm sektörü yaşanan krizlerden sonra tekrar hareketleniyor. Bu dalgada teknolojiyi doğru kullanan işletmeler bir adım öne çıkıyor.

Turizm, ülke ekonomimize önemli değerler katan bir sektör. Yaşanan krizlerin ardında bu yıl toparlanma haline geçen turizm sektöründeki işletmeler karlılığını bulut teknolojileri kullanarak nasıl artırır? İşte size birkaç ipucu:

Yatırım maliyetlerini azaltır

Bir otel zincirisiniz. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerdeki otelleriniz yılın her günü aktif. Ancak Uludağ veya Bodrum gibi sezonluk otelleriniz sadece ilgili sezonlarda aktif oluyor. Teknolojik altyapınızı her otel için ayrı kurmak, her lokasyona bir CIO ve ona bağlı ekip yerleştirmek bazen inanılmaz maliyetleri de beraberinde getiriyor. Peki tüm bu zincirinizi az bir maliyetle bulut üzerinden yönetebilirsiniz desek. Bu konudaki tek ihtiyacınız işinin erbabı bir teknoloji şirketi ve bu yazıyı okuyorsanız evet doğru yerdesiniz.

Esneklik sağlar

Az önceki örnekte verdiğimiz gibi dönemsel yoğunluklar yaşayan turizm endüstrisinde, sezon dışı dönemlerde bulut bilişim sayesinde kaynak kullanımı otomatik olarak azaltılabiliyor, buna paralel olarak maliyetler de düşüyor.

Güvenlik için olmazsa olmaz

Bulut hizmetleri, işletmelerin kendilerinin sahip olacağı altyapılara kıyasla çok daha iyi korunur. Böylece herhangi bir müdahale gerektirmeden turizm işletmeleri, kendi işlerine odaklanarak, kritik verilerin güvende olduğundan emin olabilir.

Mobilitenin anahtarı

Gün geçtikçe daha fazla tüketici mobil cihazları ve mobil uygulamalar üzerinden seyahatlerini organize ediyor. Google’ın verilerine göre, 2017 yılında tüketicilerin yüzde 79’u, seyahatlerini akıllı telefonlarından araştırdıktan sonra rezervasyonlarını yine akıllı telefonlarında gerçekleştiriyor. Bulut bilişim tüm mobil süreçlerin hızlı ve kesintisiz gerçekleşmesine olanak tanıyor.

Sosyal medya senkronizasyonu

Günümüzün turizm şirketleri müşteri hizmetlerini sosyal medya, mobil uygulamalar, web siteleri, iş ortakları, chatbot’lar ve inceleme siteleri gibi birçok kanalda aynı anda yürütüyor. Tüm bu kanallarda aynı deneyimi sunmanın temeli bulut bilişim altyapısından geçiyor.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Kararı ile Yerli Bulut Şirketlerinin Önü Açılıyor

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 31/05/2019 tarihli ve 2019/157 sayılı kararı gereğince kamuda açık e-posta servisleri kullanılamayacak.

Kurumsal e-posta hizmetinin, Google (gmail) üzerinden yine aynı uzantıya sahip olarak kullanılıp kullanılamayacağına ilişkin yapılan bir başvuruya cevap olarak hazırlanan kurulun kararına gelin birlikte göz atalım. Kişisel Verileri Koruma Kurulu diyor ki:

1. Google firmasına ait G-mail e-posta hizmeti altyapısının kullanılması durumunda gönderilen ve alınan e-postaların dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan veri merkezlerinde tutulması söz konusu olacağından, böyle bir durumda kişisel verilerin yurtdışına aktarılmış olacağına ve veri sorumlularının söz konusu uygulamayı 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (Kanun) “Kişisel verilerin yurt dışına aktarılması” başlıklı 9 uncu maddesi hükümlerine uygun olarak gerçekleştirmesine;

2. “Server”ları yurt dışında bulunan veri sorumlularından/veri işleyenlerden temin edilen saklama hizmetlerinin de Kanunun 9 uncu maddesi hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmesine

karar verilmiştir.

Peki bu ne anlama geliyor

Özellikle kamu kurumu iseniz çalışanlarınızdan, e-posta alışverişi yaptığınız kişi ve kurumlardan ve Kurul’dan onay almak gerekiyor. Ayrıca Google, Microsoft 365, Yandex gibi ürünleri kurumsal yazışmalarınızda artık kullanamayacaksınız.

Aslında bu bizim için yeni bir karar olabilir; ama Kanada gibi teknoloji konusunda çok gelişmiş bir ülke hiçbir verisini ABD’de bulundurmuyor ve bu servisleri kesinlikle kullanmıyor. Keza Avrupa Birliği için de aynı durum geçerli ki Google’ın İrlanda’ya veri merkezi açmasının ardında da bu duruş yatıyor.

Asıl yerli adım bu

Kamu kurumları dışında kişisel veri işleyen kurumların da konuya dahil olmasıyla yerli piyasanın hareketleneceğini ön görmek de yanlış olmaz. Zira uzun süredir dillerde olan yerli ve milli konusu asıl şimdi önem kazanıyor. Özellikle Pukta gibi bulut özelinde uzmanlaşmış, birçok farklı sektörden büyük şirketlere bulut özelinde yönetilen hizmetler sunan şirketlere bu noktada önemli ölçüde ihtiyaç doğmuş oluyor.

Kurumsal e-posta hizmetinin, Google (gmail) üzerinden yine aynı uzantıya sahip olarak kullanılıp kullanılamayacağı ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 31/05/2019 Tarihli ve 2019/157 Sayılı Karar Özeti’ne buradan ulaşabilirsiniz.

Bu fırsatı gören şirketler de hem ülkemizin siber güvenlik anlamında rahat bir nefes almasında önemli bir rol üstlenecek hem de rekabette bir adım öne çıkarak farklılığını ortaya koyarak büyüyecek. Bu durum başlangıçta iş dünyasını zorlasa da orta vadede BT sektörüyle birlikte ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacaktır.