11.11 ve Efsane Cuma Kampanyalarında e-ticaret Siteleri Kazandı

11.11 Alışveriş Günü ve Efsane Cuma olarak adlandırılan ve kasım aylarında tüm dünyayı alışveriş çılgınına çeviren etkinlikler, kimi e-ticaret sitelerini coştururken kimileri için tehlike çanlarını çaldırdı.

Black Friday indirim günleri bu yıl 29 Kasım Cuma günü başlıyor. Türkiye’de ise pek çok e-ticaret sitesi 21-22 Kasım tarihlerinde Efsane Cuma kampanyasını başlattı.Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 11.11, Efsane Cuma, Şahane Cuma gibi kampanya günlerinde e-ticaret siteleri, uyguladıkları indirimlerle yüksek hacimli satışlar gerçekleştiriyor. Bu noktada e-ticaret sitelerinin güçlü bir teknolojik altyapısının alışveriş hacmine ne derece katkısı olabilir, bununla birlikte nasıl davranan şirketler kazandı, gelin birlikte inceleyelim.

11.11, Efsane Cuma, Şahane Cuma, Black Friday ve benzeri kampanya günlerinde e-ticaret sitelerinde çoğunlukla beklenenin çok üzerinde trafik yaşanıyor. Uygulanan kampanyalarla sıradan bir gündeki ziyaretçi sayısının dört katına kadar ziyaretçinin olduğu bir trafik söz konusu oluyor. Bu trafiği mevcut altyapılarıyla kaldırabilmeleri çok mümkün değil. Bu noktada bulut servis sağlayıcıları ile yol alan e-ticaret siteleri, satış hacimlerini katlayarak kazanç hanelerine yüksek rakamları yazma başarısına ulaşıyor.

E-ticaret siteleri kampanya günlerinde yoğun ziyaretçi trafiğini nasıl yönetebiliyor?

Pek çok e-ticaret sitesinde kampanya günlerinde yoğunluktan dolayı sistemden alışveriş yapamayan müşteriler, başka bir internet sitesinden alışverişlerini tamamlama yoluna gidebiliyorlar. Çoğunlukla bu tip durumlarda o müşteri bir seferlik değil, kalıcı olarak kaybedilmiş oluyor. O nedenle trafiğin yoğun olduğu zamanlarda müşteri kaybetmemek son derece önemli.

E-ticaret sitelerinin yoğun ziyaretçi trafiğini yönetebilmeleri için, bulut servis sağlayıcılarının anlık olarak daha fazla işlem gücü, bellek, bandwidth gibi unsurları sağlayabilmesi gerekiyor. Bunu sağlayabilen e-ticaret siteleri 11.11., Efsane Cuma, Şahane Cuma, Black Friday gibi kampanyalarda trafiğe yanıt verebiliyor. Özetle teknolojik altyapıları ölçüsünde alışveriş hacimleri aynı oranda artış gösteriyor. O nedenle Pukta gibi güçlü bulut yapılarında olan firmalar, kampanya günleri gibi ani, beklenmedik veya beklenen; bununla birlikte arka tarafta karşılayamayacakları yüklere rağmen, anında daha fazla işlem gücüne sahip olabiliyorlar. Bu sayede büyük alışveriş hacimlerine ulaşıyorlar.

Pukta e-ticaret sitelerine kampanya dönemlerinde ne gibi katkılar sağlıyor?

Pukta, e-ticaret sitelerine kampanya zamanlarında artan hacimlerine uygun şekilde işlem gücü ve aynı zamanda daha fazla trafik alabilme olanağı sağlıyor. Bunların yanı sıra atak vb. durumlarla karşılaşıyorlarsa, bunları göz ardı edebilmelerinin de önünü açıyor. Web sitelerinde olan biten her şeyi, içeri giren herkesi anlık olarak görebilmelerini sağlayan Pukta, bütün sistemler üzerindeki yüklerin canlı bir şekilde manipüle edebilmesini de mümkün kılıyor. Yeni gelen müşterilere cevap vermek için sistem kaynakları o an yetersiz kalıyorsa otomatik olarak yeni kaynak, sunucu, bant genişliği, disk kapasitesi, vb. ekleyerek talebin karşılanmasını sağlıyor. Otomasyon, birim uygulama sunucusuna düşen ziyaretçi sayısını sürekli monitör ederek artış gözlemlediği an yeni bir sunucu ayağa kaldırarak hizmete sokabiliyor veya devreden çıkartabiliyor.

Bu altyapıyı sağlamanın maliyetinin kazanca göre nasıl oranlanabileceğinin standart bir ölçüsü olmasa da sıradaki kampanyalar için hazır olmanın, şu anki kazancınızı katlayacağı bir gerçek.

İnternet üzerinden satılan her şey kampanya dönemlerinde daha fazla satılıyor. O nedenle hangi sektörde olursa olsun bir e-ticaret sitesinin altyapı yatırımı, yine kazancını katlaması için şart.

Önümüzdeki günlerde kampanya dönemlerinde e-ticaret sitelerine önerilerimiz var:

Sektör bağımsız, internet üzerinden satış yapan firmalara bulut servis sağlayıcıları ile çalışmalarını öneriyoruz. Mutlaka yüklerinin bir kısmını bulut servis sağlayıcıları üzerinde tutmalarını tavsiye ediyoruz. Böylece ani gelişen yüksek hacimli trafiklerde, kendi taraflarında olan donanımları hızlıca artıramazken, bulut servis sağlayıcısı tarafındaki kaynakları anlık olarak artırabildikleri ve indirebildikleri için hem performanslı bir şekilde müşteriye cevap verebilirler, hem de maliyet açısından son derece kazançlı olurlar. Çünkü herhangi bir günde yaklaşık 10.000 kişinin girdiği bir web sitesi bu tip zamanlarda 30.000-40.000 kişinin girdiği bir web sitesi haline geliyor. Bütün altyapınızı 30.000-40.000 kişinin girebileceği bir web sitesi olarak tutarsanız, atıl bir kapasiteye sahip olursunuz ve bunun maliyeti çok yüksek olur. Bu nedenle 11.11, Black Friday, Yılbaşı, Sevgililer Günü vb kampanya dönemlerinde Pukta gibi bulut sağlayıcı firmaların hizmetlerini, artacak kapasiteleriniz için kullanmanız gerekir. E-ticaret sitelerine, bunu yapabilmenin birinci yolu olarak kampanyalar başlamadan önce bulut sağlayıcı firma ile çalışmaya başlamalarını, yüklerinin bir kısmını bulut sağlayıcıdan yayınlamalarını, trafik arttıkça da bulut sağlayıcı tarafındaki yüklerini çoğaltmalarını öneriyoruz.

Yerel Bulut Şirketleri Küresel Bulut Şirketlerine Karşı

Bulut dünyası gelişip kullanım yaygınlaştıkça yerel ve küresel bulut şirketleri arasındaki rekabet de iyiden iyiye kızışıyor.

Bulut kelimesi BT sektöründe ilk defa 1960’larda kullanılmaya başlandı. 2000’lerin başına gelindiğinde bugünkü anlamına tam olarak kavuşan kavram, ülkemizde on yıl kadar da anlaşılmayı bekledi. Kimi uzman bulut anlaşılmadığı için gereksiz bulundu, kimi uzman güvenlik sorunu nedeniyle “ölü doğan bebek” olarak nitelendi. Ancak bugün geldiğimiz noktada bulut KOBİ ölçeğindeki işletmelerin olmazsa olmazları arasında yer alıyor.

Tabii ihtiyaca göre melez bulut kullanan da var özel bulut da. Ama günün sonunda bulut ne ölü doğan bir bebek oldu ne de gereksiz ve güvensiz bir ortam. Bugün geldiğimiz noktada ise yerel bulut şirketleri ile küresel bulut şirketleri arasında kıyasıya bir rekabet var.

Küresel şirketler, marka güçleriyle birlikte pazarlama bütçelerini de kullanarak müşteri kazanmaya çalışıyor. Yerel işletmeler ise tamamen ilişkiye dayalı projeler geliştiriyor ve ortaya çıkardıkları başarı hikayelerini piyasa ile paylaşıyor.

Pukta olarak sektörde yerel bir bulut şirketiyiz. Elbette kimin daha doğru davrandığı ya da iyi olduğunu kendi blogumuzdan paylaşmayı doğru bulmuyoruz. Bununla birlikte bulut yatırımına karar veren şirketler için önerilerimiz de var.

Bulut yatırımına karar veren şirketler için öneriler

Ulusal güvenlik ile ilgili endişeleriniz varsa yerli iş ortaklarını seçmek doğru bir karar olacaktır. Özellikle yerli kullanıma vurgu yapılan şu günlerde alınacak en doğru kararın bu yönde olduğunu söylemek mümkün.

KOBİ ölçeğinde bir şirket iseniz ve butik bir hizmet almak istiyorsanız tercihiniz yine yerliden yana olmalı. Zira yabancı şirketler hacimleri nedeniyle yeterince hızlı hareket edemezler. Siz istediğiniz kadar sözleşmenize 7×24 destek yazdırın size ulaşmaları anlık olmayacaktır. Ancak yerli bir şirketten hizmet aldığınızda olası sorununuza sizden bile daha hızlı ulaşıp çözüm sunduklarını göreceksiniz.

Tüm bunların yanı sıra, yerel bir bulut şirketi seçtiğinizde, ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlamış olursunuz.

Uzun lafın kısası, bulut bilişim şirketi seçimi, kurumun kendisine ve teknik ekibin aldığı kararı yönetime kabul ettirmesine bağlı. Zaten bulut kullanımının konforunu gören şirketlerin bir daha geri dönmesi söz konusu bile olmayacaktır.

Teknoloji ve Bulut Gıda Sektörünün de İlk Tercihi

Teknoloji, üretimden sofralara ulaşıma kadar pek çok basamağı olan gıda sektörü için de olmazsa olmazların başında yer alıyor.

İnsanoğlunun en temel ihtiyaçlarından biri beslenme. Bu ihtiyacı karşılamak için var olan sektörlerden biri olan gıda da teknolojinin en yoğun olarak kullanıldığı alanlar arasındaki yer alıyor. Modern gıda teknolojisi tarladan sofraya kadar olan tüm süreçlerin hem verimli hem de insan sağlığı için yararlı olması için yapılması gerekenleri analiz ediyor. Tabii ki bu süreçte yaşanacak en ufak bir aksama süreci olumsuz yönde etkileyeceği gibi insan sağlığı için de tehdit teşkil edecektir.

Son dönemde siber saldırganlar daha çok banka ya da finans kurumlarını hedef olarak belirlemiş durumda. Ancak özellikle siber savaşların konuşulduğu günümüzde rakibi çökertmenin en kolay yollarından biri de besin zinciri kırmak olarak gösterilebilir. Eski dönemlerde kaleleri kuşatmanın nedeni de kaleye ya da kalenin koruduğu şehre gıda-ilaç gibi yaşamsal ihtiyaçların girmesini engelleme olduğunu unutmamak gerekiyor.

Peki bundan korunmak ya da gıda alanında yüzde 100 güvende olmak mümkün mü? Öncelikle siber güvenlik tarafında yüzde 100 güvenlik diye bir şey olamayacağının altını çizmek gerekiyor. Siz dünyanın en güvenli altyapısını da kursanız, personeliniz siber güvenlik eğitimlerinden 100 üzerinden 100 puanla da geçse siber saldırganlar sisteminize girecek bir açık mutlaka buluyor. Ancak nasılsa tam güvenlik yok diye de kapıları ardına kadar açık bırakmamak gerekiyor.

Sistemi kurun ve düzenli güncelleyin

Üretimden işlemeye, nakliyeden depolamaya ve son tüketici tarafından alınmasına kadar olan sürecin neredeyse her aşamasında kullanılan teknolojiler her geçen gün ilerliyor. Bu yüzden gıda üretimi yapan bir şirket iseniz üretimden ambalaja, lojistikten soğuk zincire kadar tüm süreçlerinizi yönetebileceğiniz bir sisteme sahip olmanız gerekiyor.

Gıdanın üretimden sofralara uzanan sürecinin odak noktasında yer alan üretim aşamasındaki en önemli konular; enerji kullanımı, sera gazı emisyonu, kaynak ve atık yönetimi, su ve atık su yönetimi ve ambalajlama olarak gösteriliyor. Gıda zincirindeki her paydaş hem bireysel olarak hem de takım üyesi olarak çevresel sürdürülebilirlikte önemli bir rol oynuyor. Bu yüzden sisteminiz üzerinden tüm süreçlerinizi güvenle yönetmeniz şart.

Tüm bunlara ek olarak gıda sektöründe bulut kullanımının ortaya çıkaracağı beş önemli riski şu şekilde özetlemek mümkün.

1. Artan karmaşıklık ve eğitim eksikliği

Az önce de belirttiğimiz gibi bulut hizmeti sağlayıcıları, kullanım kolaylığını artırmak ve müşterileri için kısa sürede maliyetin karşılanmasını sağlamak amacıyla bulut tabanlı hizmetlerin devreye alınmasının karmaşıklığı ile kendileri başa çıkıyor. Ancak, şirket içindeki bir ortamdan buluta geçiş yapılması, bir kuruluşun BT operasyonlarının da karmaşık hale gelmesine neden oluyor. Mevcut BT personeli, bulut hizmetlerinin yönetilmesi ve desteklenmesi konusunda uygulamalı deneyime sahip olmayabilir ve bu da ekibin yeni bir modeli öğrenmesini gerektirebilir. Ekiplerin özellikle bulut üzerindeki veri güvenliği hakkında bilgi edinmesi gerekiyor.

2. Kullanılabilirlik sorunu

Genellikle birbirlerini desteklediklerinden, iş unsurları ile teknik unsurlar arasına belirgin bir çizgi çekmek mümkün değil. Birinde oluşacak hata bir domino etkisine yol açabilir. Çoklu kiralamanın, bulut hizmeti sağlayıcısı tarafından yama uygulanması gereken daha az BT kaynağı bulunması, daha düşük toplam sahip olma maliyeti ve daha kısa olaylara müdahale süresi gibi avantajları bulunuyor.

3. Hatalı yapılandırmalar

Bir sistemin hatalı yapılandırılması, yaygın olarak görülen bir güvenlik riski. Bulut hizmeti sağlayıcıları, rakiplerinden farklılaşmak ve bir dizi özellik sağlamak amacıyla, yapılandırma karmaşıklıklarının gizlendiği tek tıkla devreye alma modellerini etkinleştiriyor. Müşterinin kendi yapılandırmasını devreye alma sonrasında gerçekleştirmesi gerektiğinden, gerekli teknik anlayışın mevcut olmaması hatalara ya da eksikliklere yol açabilir.

4. Veri yönetişimi sorunu

Verilerin bir bulut ortamında yönetilmesi, şirket içinde yönetilmesine benziyor. Her iki durumda da yetkisiz kullanıcıların erişiminin önlenmesi amaçlanıyor. Bulut hizmeti sağlayıcıları, sistemlerinde depolanan verileri korumak için genellikle verilerin çevresine güvenlik duvarları, erişim denetimleri, şifreleme ve izleme araçları kuruyor. Ancak, bu güvenlik önlemlerini anlamak ve uygulamak müşterinin sorumluluğunda bulunuyor.

5. Bulutta Cryptojacking

Bundan kısa bir süre önce ortaya çıkan yukarı yönlü ve aynı zamanda istikrarsız kripto para trendi, cryptojacking adı verilen yeni bir tehdidin ortaya çıkmasına yol açtı. Bu yeni saldırı yöntemi, kötü amaçlı kullanıcıları zenginleştirmek için bilgi işlem kaynaklarından yasa dışı bir biçimde yararlanmak amacıyla arka planda fark edilmeden çalışıyor.

Sonuç olarak sektör fark etmeksizin bulut güvenliği mikro hizmetlerinin önde gelen uygulamalar doğrultusunda yapılandırılmasının, uygun yönetişimin mevcut olmasının ve bulut hizmetlerinin kullanımına ilişkin incelikler konusunda son kullanıcılara eğitim sağlanmasının garanti edilmesi için müşterilerin ve bulut hizmeti sağlayıcılarının birlikte çalışması gerekiyor.

Setcard Teknoloji Altyapısında Pukta’ya Güveniyor

Setcard, yemek kuponlarıyla başlayan ve gelişerek akıllı kart sistemine geçiş yapan hizmetlerinde sistem yönetimi tarafında Pukta ile iş birliği yapıyor.

Set Kurumsal Hizmetler A.Ş olarak 2001 yılında faaliyetlerini başlatan ve 2005 yılında da yemek kuponlarından akıllı kart sistemine geçiş yapan Setcard, güvenlik duvarı, ağ altyapısı, donanım, sanallaştırma ve işletim sistemi konularında desteğini Pukta’dan alıyor.

2009 yılından bu yana ‘Türkiye’nin Yemek Kartı Setcard’ sloganıyla hareket eden şirket, ürün çeşitliliğini artırarak, iş ortaklarına ve anlaşmalı oldukları üye işyerlerine hayatı kolaylaştıran seçenekleriyle hizmet ediyor. 2010 yılında ‘Setpara’ ismi verilen avantaj sistemi şirkete, çalışanlar tarafından en çok tercih edilen yemek kartı unvanını da getirdi.

“Sektörde öncülüğü üstlendik”

Sektörün Türkiye’deki en güçlü yerli yemek kartı olmanın üzerine yüklediği sorumluluk ile modern dünyayı şekillendiren pratik keşiflerin öncülüğünü üstlenerek, ürün çeşitliliğini; Hediye Kart, Setcard Konaklama, Setcard Yakıt, Turnike Sistemleri, Kampüs, Temassız Kart Özelliği ve Setcard Mobil ile zenginleştiren Setcard, teknolojiyi de bu alandan en iyi kullanan işletmeler arasında yer alıyor.

Kesintisiz dönüşüm için Pukta’yı seçtik”

Teknoloji anlamında Setcard’ta daha önce kullanılan donanımların ömrünü doldurmuş cihazlar olduğuna vurgu yapan Setcard Bilgi İşlem Müdürü Boğaçhan Unç, “Hızlı bir şekilde bu donanımları yenilememiz ve yedekli bir yapıya geçmemiz gerekiyordu. Aynı zamanda kullandığımız güvenlik duvarlarını da yenilemeye karar vermiştik. Daha teknolojik yeni nesil olarak adlandırdığımız güvenlik duvarlarını kullanmayı düşündüğümüzde, Pukta bize bu konuda gerekli danışmanlık hizmetini ve donanım tedariğini sağladı. Buradaki en önemli faktör, hizmet kesintisi olmadan taşınmaktı. Biz gerekli taşınmaları yaptıktan sonra donanım ve yazılım taşımalarını da Pukta ile beraber yürüttük. Yeni donanımların, ağ altyapımızın ve güvenlik duvarlarının kurulumunu Pukta ile beraber çalışarak bitirdik. Olabilecek en iyi ve kesintisiz şekilde yeni ortama geçişimizi sağladık. Adım adım sayacak olursak güvenlik duvarı, ağ, donanım, sanallaştırma ve işletim sistemi seviyesinde destekler aldık. Bu donanımların içinde sunucu ve depolama ürünleri de var” şeklinde konuştu.

Uzun yıllara dayanan beraberlik

Pukta’nın süreç konusunda gereken desteği her zaman sağladığına da vurgu yapan Boğaçhan Unç, “Aslında Pukta ile ilk çalışmamız, acil bir depolama ünitesi ihtiyacından doğmuştu. Pukta elindeki cihazı bize en hızlı şekilde ulaştırdı. Böylece bizim çalışmamız da aksamamış oldu. Bu son çalışmamızda da Pukta gerek üreticiyle gerekse distribütörle gerekli bağlantıları sağlayarak projeyi en uygun zamanda bitirmiş oldu. Biz de herhangi bir kesintiye uğramadan, müşterilerimize kesintisiz hizmet vermeyi sürdürebildik” dedi.

Ankara operasyonunda Pukta ile devam

Önlerinde sıcak bir proje daha olduğunu söyleyen Bilgi İşlem Müdürü Boğaçhan Unç, sözlerini şu şekilde bitirdi:

“Malum İstanbul deprem hattında yer alan bir şehir. Biz de bunun için bir çalışma içindeyiz. Ankara ofisimize bir felaket ortamı kuruyoruz. Geçen yıl aldığımız donanımların hemen hemen bir kopyası Ankara ofisimizde de çalışacak. Bu projenin donanım tedariği, ağ ve felaket senaryosunu Pukta ile birlikte gerçekleştiriyoruz. Pukta’nın, özverili, samimi ve sorumluluk bilinci içerisinde yürüttüğü çalışma yapısı sayesinde zor bir süreci hızlı ve sorunsuz olarak atlattık. Bu nedenle, Pukta’yla çalışmaya devam ediyoruz ve bu tip hizmetler arayan işletmelere de Pukta’yı mutlaka öneriyoruz.”

Pukta Bilişim-Pure Storage İş Birliği

Türkiye’de en hızlı büyüyen IT şirketi Pure Storage ‘ın Türkiye Ülke Müdürü Çiçek Bayülken, Pukta Bilişim ile olan iş ortaklıkları hakkında bilgiler verdi. Videomuz Youtube kanalımızda yayında.

Youtube kanalımıza buradan abone olabilir, yeni videolarımızdan haberdar olmak için bildirim ziline basabilirsiniz.

Veri Depolamanın Önemi Pukta-Pure Storage Etkinliğinde Konuşuldu

Pukta tarafından Pure Storage ve Artım Bilişim ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve CIO-CTO’ların katıldığı etkinlikte kurumsal depolama alanında eğilimler hakkında bilgi alışverişi yapıldı.

Pukta Pure Storage Teknoloji Günü, 22 Ekim’de Kemer Country Club’ta, Pure Storage ve Pukta iş ortaklarının ve sektör yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Pure Storage Türkiye Ülke Müdürü Çiçek Bayülken, şirketin Türkiye operasyonu ve ürünleri hakkında bilgiler verdi.

Sahibinden.com bir başarı hikayesi”

Çiçek Bayülken’den sonra sahneye gelen Pukta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetici Ortağı Arif Oral Ünal, katılımcılara Pukta ve çözümleri hakkında detayları aktardı. Arif Oral Ünal’dan sonra sahneye çıkan Pure Storage Sistem Mühendisleri Aret Tunç ve Ufuk Önder Pure Storage Ürün Portföyü hakkında detaylı bilgilerini katılımcılarla paylaştı.

Etkinliğin devamında Sahibinden.com Genel Müdür Yardımcısı Akif Arsoy, “ Kullanıcılar Tarafından Üretilen Verinin Yönetimi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Arsoy, e-ticaret alanında kullanıcılar tarafından üretilen verinin yönetiminin önemini Pukta-Sahibinden.com iş ortaklığı çerçevesinde anlattı.

Etkinliğin son konuşmasını Pure Storage Sistem Mühendisi Semih Eskin gerçekleştirdi. Semih Eskin, “Pure Storage ile Büyük Veri ve Yapay Zeka” başlıklı sunumunda Pure Storage ürünlerinin verinin en yoğun olarak kullanıldığı e-ticaret alanında kullanımını anlattı.

Hibrit Bulut Otomotivcilerin En Büyük Dostu Olacak

Otomotiv, teknolojiyi en iyi şekilde kullanan ve uyum sağlayan bir sektör. Hibrit bulut konusunda da aynı hızın tekrarlanması sektördeki rekabeti olumlu yönde etkileyecek.

Bildiğiniz üzere teknoloji artık hayatımızın ve işimizin olmazsa olmazı. Yıllar önce bu sektörü dikey bir sektör olarak tanımlarken, artık özellikle otomotivciler için teknoloji ilk sırada gelen alan olmayı başardı.

Otomotiv sektöründe üretim yapan şirketler  her türlü teknolojiye en hızlı şekilde uyum sağlıyor ve uyguluyor. Bu şirketlerde faaliyet gösteren çalışanların bir çoğu artık bulut dendiğinde havadaki buluttan önce teknoloji olarak buluttan bahsedildiğini anlıyor.

Peki bunların kaçı hibrit buluttan haberdar? Bu soruyu soracağımız birçok profesyonel, hibrit otomobil teknolojisinden yola çıkarak çeşitli ve zekice fikirler üretecektir. Ancak gelin birlikte bir beyin jimnastiği yapalım ve hibrit bulutun otomotiv sektörüne nasıl değer katabileceğini bulmaya çalışalım.

Hibrit Bulut teknolojisi, tıpkı otomobillerde benzin-elektrik ikilisinin kullanıldığı gibi özel bulut tabanlı sistemlerle genel bulut tabanlı sistemlerin bir araya geldiği ve bu sistemlerin bir arada çalışmasını sağlayan bulut tabanlı bir teknolojik altyapı.

Özetle söylemek gerekirse hibrit bulutun amacı, farklı bulut servisleri üzerindeki çeşitli bilgileri, yazılımları, uygulamaları ve diğer verileri bir araya getirerek, şirketlerin tüm bu verilere otomatik bir şekilde erişmelerini sağlamak ve daha iyi yönetilebilir bir bilişim sistemi sunmak olarak söylenebilir.

Hibrit bulutun beş faydası

Hibrit bulut dönemsel olarak iş kapasitesinin artırılmasını sağlarken, maliyetleri düşürür, daha güvenli bir sistem sağlar, iş sürekliliği ve doğal afetlere karşı bir önlem sunar, daha hızlı büyüme imkanı sağlar ve IT yöneticileri için daha esnek bir yapı sunar.

European Automobile Manufacturers Association‘ın yayımladığı verilere göre, otomotiv sektörü sadece Avrupa Birliği ülkelerinde 12,6 milyon çalışana sahip. Üretilen otomobillerin, kamyonetlerin ve otobüslerin toplam rakamı ise yılda 19,2 milyon olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl otomotiv sektöründe Ar-Ge için 235 milyar TL yatırım gerçekleştiriliyor ve bu yüzden otomotiv sektörü özel sektörler arasında en çok yatırım yapılan sektör olarak dikkatleri çekiyor. Sadece 2016’da Avrupa Patent Organizasyonu’nun onayladığı 8.000 patent bulunuyor.

Dijital dönüşümle birlikte büyük bir değişimin eşiğinde bulunan otomotiv sektöründe, Sanayi 4.0 ve ağırlıklı olarak robotların çalıştığı akıllı fabrikalarda artık sürücüye kıyasla yazılımın daha çok söz sahibi olduğu otomobiller üretiliyor. Öyle ki danışmanlık firması olan Roland Berger, 2030’a kadar dünya çapında kat edilecek yolun yüzde 30’unun sürücüsüz taksiler tarafından gerçekleştirilmesini bekliyor.

Artık otomotiv sektörü dijital ortamda dönüşüm geçirmeye başladı ve sektörün aktörleri de bu dönüşüme ayak uyduruyor. 50 yıldan uzun süredir sektörlerde araştırma gerçekleştiren öncü şirket Frost&Sullivan’a göre dijital teknolojilere gerçekleştirilen yatırım 2020’ye kadar 311 milyar TL’ye yükselecek. İşte bu yatırımları yaparken de en başta saydığımız beş nedeni göz önüne alarak hibrit bulutu seçmek en doğru kararlardan bir tanesi olacaktır.

Bulut Olmadan Endüstri 4.0’dan Bahsedilebilir mi?

İşletmelerin Endüstri 4.0’a giden yolda bulut çözümlerine neden büyük ölçüde ihtiyacı olacağı konusunu sizler için değerlendirdik.

Endüstri 4.0, son dönemde her sektörde çok gündemde. Türkiye’de henüz endüstri 2.4’ten bahsediyoruz. Endüstri 2.4’ten 4.0’a giden yolda işletmelerin tüm teknolojik yeniliklerin yanında maliyetlerini de düşünerek bulut teknolojilerine yatırım yapmaları büyük önem taşıyor. Bulutun Endüstri 4.0’ı desteklemesi konusundaki gerçek potansiyeli, ancak bilişim hizmetlerinin bir bulut platformuyla entegre edilmesi sayesinde ortaya çıkıyor. Bilişim hizmetlerinin gücünden faydalanan bulut platformları, yenilikçi ve klasiğin ötesindeki uygulamaları rahatça destekleyebiliyor.

Robot teknolojileri ön planda

Başta sanayi olmak üzere robot kullanımının hızla yaygınlaştığı Türkiye’de ileri robot teknolojileri, kurumsal alanda oldukça yaygınlamış durumda. Bu alanda hizmet sağlayan şirketler sundukları çözümlerle otomotiv, ilaç, gıda, paketleme, elektronik ve eğitim gibi pek çok sektöre hız, esneklik ve verimlilik kazandırarak yüksek katma değer sağlıyor.

TÜBİTAK’tan destek var

Öte yandan Ağustos 2017’de TÜBİTAK, imalat sektörüne ve üretime yönelik özel veya açık bulutta çalışabilme özelliğine sahip büyük veri işleme ve analizi uygulama ve sistemlerinin geliştirilmesi için destek çağrısında bulundu.

TÜBİTAK, “Öncelikli Alanlar Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Projeleri Destekleme Programı” kapsamında, “Bulut Bilişim-İmalat Sektörüne ve Üretime Yönelik Büyük Veri İşleme Teknolojilerinin Geliştirilmesi” başlıklı destek çağrısı yayımladı. Yapılan çağrıda, ülkemizde özel veya açık bulutta çalışabilme özelliğine sahip imalat sektörüne ve üretime yönelik büyük veri işleme ve analizi tekniklerinin geliştirilmesi amacıyla Ar-Ge çalışmalarının yapılması ve etkin çözümlerin ortaya çıkarılması hedeflendiği belirtildi. 24 ay içerisinde bitirilmesi öngörülen projenin en fazla 2 Buçuk Milyon Türk Lirası bütçesinde olması gerekiyor.

Hal böyle olunca işletmelerin bulut teknolojilerine geçiş yapmaları için önlerinde bir engel ya da bahaneleri kalmadı diyebiliriz. Şu an Endüstri 4.0 dönemini yaşıyoruz. Önceki üçü gibi bu da kaynakların yeni teknolojilerle bütünleşmesiyle şeki kazanıyor. Önemli bulut teknolojilerini entegre etmek suretiyle işletmeler, gelecekte de başarılı olabilmek için yeni uygulamalar ve hizmetler geliştirirken bazı durumlarda ise mevcut uygulama ve hizmetleri yepyeni bir düzeye taşıyabilecek.

Kurumsal Bulut Çözümleri’nin Türkiye’deki doğru adresi: Pukta

Dış kaynak BT çözümleri alanının yenilikçi markası Pukta, yerinde destek hizmeti, sistem yönetimi, marka bağımsız yazılım ve donanım çözümleri sunuyor.

Teknolojinin kesintisiz gelişimini sağlayan inovasyonu en büyük motivasyonu olarak gören Pukta, bu motivasyondan aldığı güç ve teknolojiye olan tutkusuyla, yolculuğuna 2001 yılından bu yana devam ediyor.

Odağındaki teknolojinin sürekli kendisini yenilemesi gibi, Pukta da değişimi ve gelişimi benimseyenlerin dünyayı daha güzel bir yer yapacağına inanıyor. Bu nedenle, dijital dönüşümün hayatın her alanını etkilemeye başladığı bir dönemde, kuruluş adı olan “Netlojistik” ile vedalaşan Pukta, değişen ismi; değişmeyen kusursuz hizmet anlayışıyla tüm gücüyle çalışmaya devam ediyor.

7×24 Yardım Masası hizmeti ile gereksinim duydukları her an müşterilerinin yanında olmayı şiar edinen Pukta, “Kesintisiz Süper Yardım Hizmeti” adını verdiği bu hizmeti, kurulduğu ilk günden bu yana farklı ölçeklerdeki birçok müşterisine sunuyor.

Pukta, 2001 yılından bu yana sektörde edindiği deneyim ve güçlü altyapısı sayesinde, yaşanabilecek sorunların bir kısmını önceden kestirebiliyor ve anında müdahale edebiliyor. Şirket, bunların dışında kalan diğer tüm teknik sorunları da mümkün olan en kısa sürede çözüme kavuşturuyor.

Güvenliğe yönelik çözümler de sunan Pukta, esnek yapısı ile müşterilerinin iş yapış şekillerine tam uyum sağlayabiliyor. Güncel gelişmeler ve gereksinimler doğrultusunda Pukta tarafından yapılan BT yatırımları, kurumların maliyetlerini önemli oranlarda düşürmelerine de katkıda bulunuyor.

Pukta, güncel gelişmeler ve gereksinimler doğrultusunda yaptığı BT yatırımları ile kurumların bulut teknolojilerini kullanarak maliyetlerini önemli oranlarda düşürmelerine de yardımcı oluyor. Pukta halihazırda ülkedeki seçkin kamu ve özel sektör kuruluşları dahil olmak üzere 200’den fazla sözleşmeli müşterisine en üst seviyede Bilgi Teknolojileri hizmetleri sağlayan Hizmet Odaklı IT Çözümleri şirketi olarak ön plana çıkıyor.

Bir bakışta Pukta hizmetleri

Hardware As a Service

Kısaca ‘HaaS’ şeklinde adlandırılan ‘servis olarak donanım’ hizmetimizle, her zaman en iyi donanımları en uygun maliyetlerle kullanırsınız. Bir donanım satın almak, kullanım süresi boyunca tüm bakımlarını yapmak, onu her zaman çalışır durumda tutmak için zaman ve efor harcamak, ek maliyetlerine katlanmak zorunda kalmak, ihtiyaçları karşılamaz hale gelince daha üst model satın almak ve eskileri hurda fiyatına elden çıkarmaya çalışmak. Ne kadar yorucu değil mi? HaaS olarak adlandırılan ‘servis olarak donanım’ hizmetimizle, her zaman en iyi donanımları en uygun maliyetlerle kullanırsınız. Bakımı, onarımı ile uğraşmazsınız. Sorun mu çıktı? Dert değil. Donanım sorunlarına bakışımız çok net: Çalışmıyorsa, değiştiririz. Hemen.

Dış Kaynak

Siz en iyi bildiğiniz işi yapmaya devam edin, BT dış kaynak çalışan ihtiyacınız için biz varız. Gerekli yetkinliklere sahip çalışma arkadaşlarımız, artık sizin de çalışma arkadaşınız. İçinizden biri.

Vikipedi’nin “En basit haliyle, daha önce şirket içinde üretilen bir mal ya da hizmetin dışarıdan tedarik edilmesi” şeklinde tanımladığı dış kaynağı biz “Siz sadece işinize odaklanın” şeklinde özetliyoruz. Siz en iyi bildiğiniz işi yapmaya devam ederken, BT’ye ilişkin konularda dış kaynak çalışan ihtiyacınızı biz karşılıyoruz. İhtiyaçlarınıza yönelik yetkinliklerle donatılan çalışma arkadaşlarımız, artık sizin de çalışma arkadaşınız. Birer kahve?

Yardım Masası

“Ters gidebilecek her şey, ters gidecektir” …ve PUKTA Yardım Masası hepsini çözecektir. 7/24 yardım masamızın karşılaşmadığı bir teknik sorun varsa, henüz öyle bir teknik sorun olmadığı içindir. İddialıyız.

“Yardım” sözcüğü hiç bu kadar anlamlı olmamıştı. Murphy’nin “Ters gidebilecek her şey, ters gidecektir” cümlesini tamamlayacak olsak, “…ve Pukta Yardım Masası hepsini çözecektir” derdik. 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan yardım masamız, 2001 yılından bugüne dek kendisine iletilen on binlerce teknik sorundan hiçbirini çözümsüz bırakmadı. İnanmıyorsanız kendiniz deneyin. İster e-posta gönderin, isterseniz telefon edin. Uyumuyoruz.

Güvenlik

Güncel güvenlik teknolojilerinden yararlanarak BT altyapınızı, cihazlarınızı ve verilerinizi içeriden ve dışarıdan gelebilecek tüm siber tehditlerden koruyoruz. Güvendesiniz.

Korsanların denizlerde gezip define peşinde koştukları günler geride kaldı. Günümüzün korsanları için denizler BT sisteminizse definesi de verileriniz. Bilgisayar korsanlarının kötü niyetli yazılımlar ve virüslerle ele geçirmeye, zarar vermeye çalıştıkları sistemlerinizi ve cihazlarınızı güncel güvenlik teknolojileri ile koruma altına alıyoruz. Bize güvenin.

Microsoft Lisanslama Hizmetleri

OPEN, SAM, SPLA… Bu kısaltmalarla başınız dertte mi? Merak etmeyin. PUKTA lisans uzmanları, ihtiyacınıza uygun esnek lisanslama alternatifleri sunar. Bu konu hakkında soru işaretlerinizi de anında giderir. Sorunuz varsa sizi şöyle alalım.

Pukta, sadece eksikleri belirleyip raporlama yapmaz. Lisans maliyetlerinizi kontrol altında tutabilmenize imkân sağlayan farklı lisanslama modellerini ve bulut hizmetlerini de sunar. Microsoft’un Türkiye’de SPLA, SAM ve CSP olarak üç alanda bir arada uzmanlığı olan tek yetkili iş ortağı olarak, Microsoft lisans envanterinizin doğru bir şekilde yönetilmesi konusunda sizlerle birlikte çalışırız. El sıkışalım.

Özel Bulut

Uzmanlık alanımız havacılık değil; ama müşterilerimizi bulutların üstüne nasıl taşıyabileceğimizi iyi biliyoruz. Bulut teknolojisinin tüm avantajlarını üst düzey gizlilik ve güvenlik ile buluşturan özel bulut çözümleri sunuyoruz. Pukta Bulut ile yükselin.

Müşterilerimizi -şimdilik- Frank Sinatra’nın meşhur şarkısında dediği gibi “aya” uçuramıyoruz ama bulutların üstüne taşıyabiliyoruz. Bulut teknolojisinin sağladığı ölçeklenebilirlik, esneklik ve uygun maliyet gibi tüm avantajları, en üst düzeyde güvenlik ve gizlilik ile bir araya getirerek kurumunuz için özel bulut çözümü sunuyoruz. Erişimi ve yönetimi son derece kolay olan özel bulutunuzu, zaman içinde değişebilecek gereksinimleriniz doğrultusunda dilediğiniz gibi genişletebilirsiniz. Uçalım mı?

Felaket Yönetimi

Verisini kaybedenin halinden verisini kaybeden anlar. Hayatınızda PUKTA oldukça, siz hiçbir zaman onlardan biri olmayacaksınız. Kazalar olur, onlarla başa çıkmanın en iyi yöntemi ise her zaman hazırlıklı olmaktır. Hazırız.

“Veri vidi vici.” Yani “Veri gitti gelmedi.” Elbette böyle değil; ama Sezar’ın yönettiği şey orduları değil de verileri olsaydı, tarihe geçen sözü daha farklı olabilirdi. Kurumlar için verinin neredeyse en değerli varlık olduğu günümüzde, yaşanabilecek kaza ve aksaklıkların verilerinizin ve BT altyapınızın katili olmasına izin veremeyiz. Bu nedenle, gerekli prosedürleri ve araçları önceden hazırlayarak, başkası için felaket olabilecek anları sizin için sıradan anlara dönüştürüyoruz. İhtiyaç anında camı kırınız.

İş Sürekliliği Yönetimi

İş sürekliliği hizmetimizi mükemmel şekilde özetleyen iki özlü söz: “Usta kaptan fırtınalı havada belli olur” ve “Vakit nakittir”. Doğru planlamayı yaparak ve uygun stratejileri belirleyerek, yaşanabilecek aksaklıkları kayıpsız olarak atlatmanıza, iş süreçlerinizin kesintisiz olarak devam etmesine yardımcı oluyoruz. Sürekli.

Microsoft Azure

Microsoft’un bulut servisi Azure servislerine anında ulaşın. Kaynak Microsoft’tan, destek bizden. Üstelik ihtiyacınız kadar kullanın, kullandığınız kadar ödeyin. Mantıklıyız değil mi?

Pukta olarak sağladığımız özel bulut yapısının yanı sıra Microsoft Azure ile coğrafi yedeklilik, iş zekâsı, büyük veri analizleri gibi farklı ihtiyaçlarınıza en uygun çözümleri size sunuyoruz. Microsoft’un ilk bulut çözüm ortaklarından biri olarak 100’ün üzerinde müşterimize sunduğumuz bulut çözümleriyle Microsoft Azure için de fiyat/fayda açısından en verimli çözümleri sunuyoruz. Sizi sistem odasından çıkarıp işinize konsantre olmanızı sağlıyoruz. Rahatlayın.

Microsoft Office 365

Teknoloji çözümleri bulutta, siz neden hâlâ zemindesiniz? Office 365 ile sadece Microsoft Ofis lisanslaması yapmayın, ek özellikleriyle sayısız bulut hizmetlerinin sefasını siz sürün, cefasını biz çekelim… Sizi düşünüyoruz.

Office 365’in ofis uygulamalarıyla birlikte iş hayatınızı kolaylaştıracak web konferans sistemi, yüksek güvenlikli e-posta hizmeti ve bulut depolama hizmeti gibi özellikleri bir arada kullanabilirsiniz. Office 365 ile size sadece bir lisanslama modeli sunmuyoruz, Exchange Online ve yerel ağlarınızın entegrasyonunu sağlayarak kurumsal ağınızı buluta taşımanızı da sağlıyoruz. Bütün bu hizmetleri sağlarken, dağıtıcılara bağlı bir bayi olmadığımız için Microsoft ile direkt çalışıyoruz. Farkımız burada.

Perakendeyi Geleceğe Bulut ve Teknoloji Hazırlayacak

Perakendecilere geleceğe taşıyacak bulut ve teknolojiye dair 5 ipucunu sizler için değerlendirdik.

Dünya ekonomisinin en dinamik alanlarından biri olarak gösterilen perakende sektöründe farklılaşan şirketlerin teknoloji ve bulut kullanması büyük bir tesadüf değil. Perakende şirketlerinin çalışanlarından altyapılarına kadar doğru teknoloji yatırımları yapmaları geleceğin kapısını aralamalarını sağlayacak.

Bir Hewlett Packard Enterprise şirketi olan Aruba‘nın yaptığı araştırmaya göre, tüketici beklentileri ve e-ticaret satışları artmaya devam ettikçe, dijital dünyaya uyum sağlamak için çok yavaş kalan işletmeleri zorlu bir süreç bekliyor.

Aruba’nın araştırmasıyla ortaya çıkan raporda perakendeciler için öne çıkan beş ana başlık ise şöyle:

1. Geciken dijital dönüşüm:

Diğer sektörlere oranla perakendede işyerinde teknolojiyi adapte etme süreci daha yavaş oluyor. Ankete katılan yöneticilerin ve çalışanların neredeyse üçte ikisi (yüzde 63), yeni teknoloji uygulanmadığı takdirde kuruluşlarının rakiplerinin altına düşme riskine sahip olduğunu söyledi.

2. Fiziksel sistemler, dijital ile yakınlaşıyor:

Fiziki sistemler ile dijital dünyayı birbirine yaklaştırmak şu anda perakende kuruluşlarında var olan bölümlerin ve oluşumların yeniden yapılanmasını gerektirecek. Böylece iç sistemler sorunsuz bir şekilde adapte olacak ve müşterilere zengin, kişiselleştirilmiş deneyimlerini sunmak için birlikte çalışacak.

3. Stok ve envanter yönetimine yönelik teknoloji kullanımı:

Müşteriler, perakendecilerden istedikleri ürünleri istedikleri zaman ve istedikleri yerde sunabilmelerini bekliyor. Perakendeciler yalnızca veri sistemlerini geliştirerek ve potansiyel olarak RFID tarama ve elektronik raf etiketleme teknolojisini daha iyi kullanarak, herhangi bir zamanda ve bulunduğu yerde tam olarak stoklarındaki malzeme miktarını bilerek rekabette bir adım öne geçebilir.

4. Teknoloji ile dost çalışanlar:

Perakendecilerin gelişmek için yakın gelecekte çalışanlarına her müşteriye daha kişiselleştirilmiş hizmetler sunmalarını sağlayan internete bağlı dijital araçları sağlamaları gerekiyor. Şu anda, ankete katılanların beşte ikisinden daha azı (yüzde 39) bulut bilişim uygulamalarına erişebiliyor. Bu rakamın daha artması perakende sektörü için büyük önem arz ediyor.

5. Daha uzun vadeli düşünmek için bir fırsat:

Perakendecilerin hem sistemlere hem de insanlara büyük yatırım gerekliliğini kabul etmeleri ve hem kısa hem uzun dönem sonuçlar için kayda değer yeni başarı ölçütleri bulmaları gerekiyor.
Mutlu çalışan ve müşteriler

Başarılı perakendeciler, müşterilerinin talepleri doğrultusunda ilerleyenler arasından çıkacak. Bu, çalışanlar ve müşteriler için kesintisiz ve entegre bir deneyim sağlamak için stokları yıkmak ve işin her aşamasında teknolojiyi kullanmak anlamına geliyor.

Aruba raporunda, perakendeci çalışanlar, dijital işyeri teknolojisinin doğrudan bir etkisi olarak üretkenlik (yüzde 72), refah (yüzde 62) ve rekabete farklılaşma yeteneği (yüzde 59) gördüklerini sözlerine ekledi.