Hibrit Bulut Otomotivcilerin En Büyük Dostu Olacak

Otomotiv, teknolojiyi en iyi şekilde kullanan ve uyum sağlayan bir sektör. Hibrit bulut konusunda da aynı hızın tekrarlanması sektördeki rekabeti olumlu yönde etkileyecek.

Bildiğiniz üzere teknoloji artık hayatımızın ve işimizin olmazsa olmazı. Yıllar önce bu sektörü dikey bir sektör olarak tanımlarken, artık özellikle otomotivciler için teknoloji ilk sırada gelen alan olmayı başardı.

Otomotiv sektöründe üretim yapan şirketler  her türlü teknolojiye en hızlı şekilde uyum sağlıyor ve uyguluyor. Bu şirketlerde faaliyet gösteren çalışanların bir çoğu artık bulut dendiğinde havadaki buluttan önce teknoloji olarak buluttan bahsedildiğini anlıyor.

Peki bunların kaçı hibrit buluttan haberdar? Bu soruyu soracağımız birçok profesyonel, hibrit otomobil teknolojisinden yola çıkarak çeşitli ve zekice fikirler üretecektir. Ancak gelin birlikte bir beyin jimnastiği yapalım ve hibrit bulutun otomotiv sektörüne nasıl değer katabileceğini bulmaya çalışalım.

Hibrit Bulut teknolojisi, tıpkı otomobillerde benzin-elektrik ikilisinin kullanıldığı gibi özel bulut tabanlı sistemlerle genel bulut tabanlı sistemlerin bir araya geldiği ve bu sistemlerin bir arada çalışmasını sağlayan bulut tabanlı bir teknolojik altyapı.

Özetle söylemek gerekirse hibrit bulutun amacı, farklı bulut servisleri üzerindeki çeşitli bilgileri, yazılımları, uygulamaları ve diğer verileri bir araya getirerek, şirketlerin tüm bu verilere otomatik bir şekilde erişmelerini sağlamak ve daha iyi yönetilebilir bir bilişim sistemi sunmak olarak söylenebilir.

Hibrit bulutun beş faydası

Hibrit bulut dönemsel olarak iş kapasitesinin artırılmasını sağlarken, maliyetleri düşürür, daha güvenli bir sistem sağlar, iş sürekliliği ve doğal afetlere karşı bir önlem sunar, daha hızlı büyüme imkanı sağlar ve IT yöneticileri için daha esnek bir yapı sunar.

European Automobile Manufacturers Association‘ın yayımladığı verilere göre, otomotiv sektörü sadece Avrupa Birliği ülkelerinde 12,6 milyon çalışana sahip. Üretilen otomobillerin, kamyonetlerin ve otobüslerin toplam rakamı ise yılda 19,2 milyon olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl otomotiv sektöründe Ar-Ge için 235 milyar TL yatırım gerçekleştiriliyor ve bu yüzden otomotiv sektörü özel sektörler arasında en çok yatırım yapılan sektör olarak dikkatleri çekiyor. Sadece 2016’da Avrupa Patent Organizasyonu’nun onayladığı 8.000 patent bulunuyor.

Dijital dönüşümle birlikte büyük bir değişimin eşiğinde bulunan otomotiv sektöründe, Sanayi 4.0 ve ağırlıklı olarak robotların çalıştığı akıllı fabrikalarda artık sürücüye kıyasla yazılımın daha çok söz sahibi olduğu otomobiller üretiliyor. Öyle ki danışmanlık firması olan Roland Berger, 2030’a kadar dünya çapında kat edilecek yolun yüzde 30’unun sürücüsüz taksiler tarafından gerçekleştirilmesini bekliyor.

Artık otomotiv sektörü dijital ortamda dönüşüm geçirmeye başladı ve sektörün aktörleri de bu dönüşüme ayak uyduruyor. 50 yıldan uzun süredir sektörlerde araştırma gerçekleştiren öncü şirket Frost&Sullivan’a göre dijital teknolojilere gerçekleştirilen yatırım 2020’ye kadar 311 milyar TL’ye yükselecek. İşte bu yatırımları yaparken de en başta saydığımız beş nedeni göz önüne alarak hibrit bulutu seçmek en doğru kararlardan bir tanesi olacaktır.

Bulut Olmadan Endüstri 4.0’dan Bahsedilebilir mi?

İşletmelerin Endüstri 4.0’a giden yolda bulut çözümlerine neden büyük ölçüde ihtiyacı olacağı konusunu sizler için değerlendirdik.

Endüstri 4.0, son dönemde her sektörde çok gündemde. Türkiye’de henüz endüstri 2.4’ten bahsediyoruz. Endüstri 2.4’ten 4.0’a giden yolda işletmelerin tüm teknolojik yeniliklerin yanında maliyetlerini de düşünerek bulut teknolojilerine yatırım yapmaları büyük önem taşıyor. Bulutun Endüstri 4.0’ı desteklemesi konusundaki gerçek potansiyeli, ancak bilişim hizmetlerinin bir bulut platformuyla entegre edilmesi sayesinde ortaya çıkıyor. Bilişim hizmetlerinin gücünden faydalanan bulut platformları, yenilikçi ve klasiğin ötesindeki uygulamaları rahatça destekleyebiliyor.

Robot teknolojileri ön planda

Başta sanayi olmak üzere robot kullanımının hızla yaygınlaştığı Türkiye’de ileri robot teknolojileri, kurumsal alanda oldukça yaygınlamış durumda. Bu alanda hizmet sağlayan şirketler sundukları çözümlerle otomotiv, ilaç, gıda, paketleme, elektronik ve eğitim gibi pek çok sektöre hız, esneklik ve verimlilik kazandırarak yüksek katma değer sağlıyor.

TÜBİTAK’tan destek var

Öte yandan Ağustos 2017’de TÜBİTAK, imalat sektörüne ve üretime yönelik özel veya açık bulutta çalışabilme özelliğine sahip büyük veri işleme ve analizi uygulama ve sistemlerinin geliştirilmesi için destek çağrısında bulundu.

TÜBİTAK, “Öncelikli Alanlar Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Projeleri Destekleme Programı” kapsamında, “Bulut Bilişim-İmalat Sektörüne ve Üretime Yönelik Büyük Veri İşleme Teknolojilerinin Geliştirilmesi” başlıklı destek çağrısı yayımladı. Yapılan çağrıda, ülkemizde özel veya açık bulutta çalışabilme özelliğine sahip imalat sektörüne ve üretime yönelik büyük veri işleme ve analizi tekniklerinin geliştirilmesi amacıyla Ar-Ge çalışmalarının yapılması ve etkin çözümlerin ortaya çıkarılması hedeflendiği belirtildi. 24 ay içerisinde bitirilmesi öngörülen projenin en fazla 2 Buçuk Milyon Türk Lirası bütçesinde olması gerekiyor.

Hal böyle olunca işletmelerin bulut teknolojilerine geçiş yapmaları için önlerinde bir engel ya da bahaneleri kalmadı diyebiliriz. Şu an Endüstri 4.0 dönemini yaşıyoruz. Önceki üçü gibi bu da kaynakların yeni teknolojilerle bütünleşmesiyle şeki kazanıyor. Önemli bulut teknolojilerini entegre etmek suretiyle işletmeler, gelecekte de başarılı olabilmek için yeni uygulamalar ve hizmetler geliştirirken bazı durumlarda ise mevcut uygulama ve hizmetleri yepyeni bir düzeye taşıyabilecek.

Kurumsal Bulut Çözümleri’nin Türkiye’deki doğru adresi: Pukta

Dış kaynak BT çözümleri alanının yenilikçi markası Pukta, yerinde destek hizmeti, sistem yönetimi, marka bağımsız yazılım ve donanım çözümleri sunuyor.

Teknolojinin kesintisiz gelişimini sağlayan inovasyonu en büyük motivasyonu olarak gören Pukta, bu motivasyondan aldığı güç ve teknolojiye olan tutkusuyla, yolculuğuna 2001 yılından bu yana devam ediyor.

Odağındaki teknolojinin sürekli kendisini yenilemesi gibi, Pukta da değişimi ve gelişimi benimseyenlerin dünyayı daha güzel bir yer yapacağına inanıyor. Bu nedenle, dijital dönüşümün hayatın her alanını etkilemeye başladığı bir dönemde, kuruluş adı olan “Netlojistik” ile vedalaşan Pukta, değişen ismi; değişmeyen kusursuz hizmet anlayışıyla tüm gücüyle çalışmaya devam ediyor.

7×24 Yardım Masası hizmeti ile gereksinim duydukları her an müşterilerinin yanında olmayı şiar edinen Pukta, “Kesintisiz Süper Yardım Hizmeti” adını verdiği bu hizmeti, kurulduğu ilk günden bu yana farklı ölçeklerdeki birçok müşterisine sunuyor.

Pukta, 2001 yılından bu yana sektörde edindiği deneyim ve güçlü altyapısı sayesinde, yaşanabilecek sorunların bir kısmını önceden kestirebiliyor ve anında müdahale edebiliyor. Şirket, bunların dışında kalan diğer tüm teknik sorunları da mümkün olan en kısa sürede çözüme kavuşturuyor.

Güvenliğe yönelik çözümler de sunan Pukta, esnek yapısı ile müşterilerinin iş yapış şekillerine tam uyum sağlayabiliyor. Güncel gelişmeler ve gereksinimler doğrultusunda Pukta tarafından yapılan BT yatırımları, kurumların maliyetlerini önemli oranlarda düşürmelerine de katkıda bulunuyor.

Pukta, güncel gelişmeler ve gereksinimler doğrultusunda yaptığı BT yatırımları ile kurumların bulut teknolojilerini kullanarak maliyetlerini önemli oranlarda düşürmelerine de yardımcı oluyor. Pukta halihazırda ülkedeki seçkin kamu ve özel sektör kuruluşları dahil olmak üzere 200’den fazla sözleşmeli müşterisine en üst seviyede Bilgi Teknolojileri hizmetleri sağlayan Hizmet Odaklı IT Çözümleri şirketi olarak ön plana çıkıyor.

Bir bakışta Pukta hizmetleri

Hardware As a Service

Kısaca ‘HaaS’ şeklinde adlandırılan ‘servis olarak donanım’ hizmetimizle, her zaman en iyi donanımları en uygun maliyetlerle kullanırsınız. Bir donanım satın almak, kullanım süresi boyunca tüm bakımlarını yapmak, onu her zaman çalışır durumda tutmak için zaman ve efor harcamak, ek maliyetlerine katlanmak zorunda kalmak, ihtiyaçları karşılamaz hale gelince daha üst model satın almak ve eskileri hurda fiyatına elden çıkarmaya çalışmak. Ne kadar yorucu değil mi? HaaS olarak adlandırılan ‘servis olarak donanım’ hizmetimizle, her zaman en iyi donanımları en uygun maliyetlerle kullanırsınız. Bakımı, onarımı ile uğraşmazsınız. Sorun mu çıktı? Dert değil. Donanım sorunlarına bakışımız çok net: Çalışmıyorsa, değiştiririz. Hemen.

Dış Kaynak

Siz en iyi bildiğiniz işi yapmaya devam edin, BT dış kaynak çalışan ihtiyacınız için biz varız. Gerekli yetkinliklere sahip çalışma arkadaşlarımız, artık sizin de çalışma arkadaşınız. İçinizden biri.

Vikipedi’nin “En basit haliyle, daha önce şirket içinde üretilen bir mal ya da hizmetin dışarıdan tedarik edilmesi” şeklinde tanımladığı dış kaynağı biz “Siz sadece işinize odaklanın” şeklinde özetliyoruz. Siz en iyi bildiğiniz işi yapmaya devam ederken, BT’ye ilişkin konularda dış kaynak çalışan ihtiyacınızı biz karşılıyoruz. İhtiyaçlarınıza yönelik yetkinliklerle donatılan çalışma arkadaşlarımız, artık sizin de çalışma arkadaşınız. Birer kahve?

Yardım Masası

“Ters gidebilecek her şey, ters gidecektir” …ve PUKTA Yardım Masası hepsini çözecektir. 7/24 yardım masamızın karşılaşmadığı bir teknik sorun varsa, henüz öyle bir teknik sorun olmadığı içindir. İddialıyız.

“Yardım” sözcüğü hiç bu kadar anlamlı olmamıştı. Murphy’nin “Ters gidebilecek her şey, ters gidecektir” cümlesini tamamlayacak olsak, “…ve Pukta Yardım Masası hepsini çözecektir” derdik. 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan yardım masamız, 2001 yılından bugüne dek kendisine iletilen on binlerce teknik sorundan hiçbirini çözümsüz bırakmadı. İnanmıyorsanız kendiniz deneyin. İster e-posta gönderin, isterseniz telefon edin. Uyumuyoruz.

Güvenlik

Güncel güvenlik teknolojilerinden yararlanarak BT altyapınızı, cihazlarınızı ve verilerinizi içeriden ve dışarıdan gelebilecek tüm siber tehditlerden koruyoruz. Güvendesiniz.

Korsanların denizlerde gezip define peşinde koştukları günler geride kaldı. Günümüzün korsanları için denizler BT sisteminizse definesi de verileriniz. Bilgisayar korsanlarının kötü niyetli yazılımlar ve virüslerle ele geçirmeye, zarar vermeye çalıştıkları sistemlerinizi ve cihazlarınızı güncel güvenlik teknolojileri ile koruma altına alıyoruz. Bize güvenin.

Microsoft Lisanslama Hizmetleri

OPEN, SAM, SPLA… Bu kısaltmalarla başınız dertte mi? Merak etmeyin. PUKTA lisans uzmanları, ihtiyacınıza uygun esnek lisanslama alternatifleri sunar. Bu konu hakkında soru işaretlerinizi de anında giderir. Sorunuz varsa sizi şöyle alalım.

Pukta, sadece eksikleri belirleyip raporlama yapmaz. Lisans maliyetlerinizi kontrol altında tutabilmenize imkân sağlayan farklı lisanslama modellerini ve bulut hizmetlerini de sunar. Microsoft’un Türkiye’de SPLA, SAM ve CSP olarak üç alanda bir arada uzmanlığı olan tek yetkili iş ortağı olarak, Microsoft lisans envanterinizin doğru bir şekilde yönetilmesi konusunda sizlerle birlikte çalışırız. El sıkışalım.

Özel Bulut

Uzmanlık alanımız havacılık değil; ama müşterilerimizi bulutların üstüne nasıl taşıyabileceğimizi iyi biliyoruz. Bulut teknolojisinin tüm avantajlarını üst düzey gizlilik ve güvenlik ile buluşturan özel bulut çözümleri sunuyoruz. Pukta Bulut ile yükselin.

Müşterilerimizi -şimdilik- Frank Sinatra’nın meşhur şarkısında dediği gibi “aya” uçuramıyoruz ama bulutların üstüne taşıyabiliyoruz. Bulut teknolojisinin sağladığı ölçeklenebilirlik, esneklik ve uygun maliyet gibi tüm avantajları, en üst düzeyde güvenlik ve gizlilik ile bir araya getirerek kurumunuz için özel bulut çözümü sunuyoruz. Erişimi ve yönetimi son derece kolay olan özel bulutunuzu, zaman içinde değişebilecek gereksinimleriniz doğrultusunda dilediğiniz gibi genişletebilirsiniz. Uçalım mı?

Felaket Yönetimi

Verisini kaybedenin halinden verisini kaybeden anlar. Hayatınızda PUKTA oldukça, siz hiçbir zaman onlardan biri olmayacaksınız. Kazalar olur, onlarla başa çıkmanın en iyi yöntemi ise her zaman hazırlıklı olmaktır. Hazırız.

“Veri vidi vici.” Yani “Veri gitti gelmedi.” Elbette böyle değil; ama Sezar’ın yönettiği şey orduları değil de verileri olsaydı, tarihe geçen sözü daha farklı olabilirdi. Kurumlar için verinin neredeyse en değerli varlık olduğu günümüzde, yaşanabilecek kaza ve aksaklıkların verilerinizin ve BT altyapınızın katili olmasına izin veremeyiz. Bu nedenle, gerekli prosedürleri ve araçları önceden hazırlayarak, başkası için felaket olabilecek anları sizin için sıradan anlara dönüştürüyoruz. İhtiyaç anında camı kırınız.

İş Sürekliliği Yönetimi

İş sürekliliği hizmetimizi mükemmel şekilde özetleyen iki özlü söz: “Usta kaptan fırtınalı havada belli olur” ve “Vakit nakittir”. Doğru planlamayı yaparak ve uygun stratejileri belirleyerek, yaşanabilecek aksaklıkları kayıpsız olarak atlatmanıza, iş süreçlerinizin kesintisiz olarak devam etmesine yardımcı oluyoruz. Sürekli.

Microsoft Azure

Microsoft’un bulut servisi Azure servislerine anında ulaşın. Kaynak Microsoft’tan, destek bizden. Üstelik ihtiyacınız kadar kullanın, kullandığınız kadar ödeyin. Mantıklıyız değil mi?

Pukta olarak sağladığımız özel bulut yapısının yanı sıra Microsoft Azure ile coğrafi yedeklilik, iş zekâsı, büyük veri analizleri gibi farklı ihtiyaçlarınıza en uygun çözümleri size sunuyoruz. Microsoft’un ilk bulut çözüm ortaklarından biri olarak 100’ün üzerinde müşterimize sunduğumuz bulut çözümleriyle Microsoft Azure için de fiyat/fayda açısından en verimli çözümleri sunuyoruz. Sizi sistem odasından çıkarıp işinize konsantre olmanızı sağlıyoruz. Rahatlayın.

Microsoft Office 365

Teknoloji çözümleri bulutta, siz neden hâlâ zemindesiniz? Office 365 ile sadece Microsoft Ofis lisanslaması yapmayın, ek özellikleriyle sayısız bulut hizmetlerinin sefasını siz sürün, cefasını biz çekelim… Sizi düşünüyoruz.

Office 365’in ofis uygulamalarıyla birlikte iş hayatınızı kolaylaştıracak web konferans sistemi, yüksek güvenlikli e-posta hizmeti ve bulut depolama hizmeti gibi özellikleri bir arada kullanabilirsiniz. Office 365 ile size sadece bir lisanslama modeli sunmuyoruz, Exchange Online ve yerel ağlarınızın entegrasyonunu sağlayarak kurumsal ağınızı buluta taşımanızı da sağlıyoruz. Bütün bu hizmetleri sağlarken, dağıtıcılara bağlı bir bayi olmadığımız için Microsoft ile direkt çalışıyoruz. Farkımız burada.

Perakendeyi Geleceğe Bulut ve Teknoloji Hazırlayacak

Perakendecilere geleceğe taşıyacak bulut ve teknolojiye dair 5 ipucunu sizler için değerlendirdik.

Dünya ekonomisinin en dinamik alanlarından biri olarak gösterilen perakende sektöründe farklılaşan şirketlerin teknoloji ve bulut kullanması büyük bir tesadüf değil. Perakende şirketlerinin çalışanlarından altyapılarına kadar doğru teknoloji yatırımları yapmaları geleceğin kapısını aralamalarını sağlayacak.

Bir Hewlett Packard Enterprise şirketi olan Aruba‘nın yaptığı araştırmaya göre, tüketici beklentileri ve e-ticaret satışları artmaya devam ettikçe, dijital dünyaya uyum sağlamak için çok yavaş kalan işletmeleri zorlu bir süreç bekliyor.

Aruba’nın araştırmasıyla ortaya çıkan raporda perakendeciler için öne çıkan beş ana başlık ise şöyle:

1. Geciken dijital dönüşüm:

Diğer sektörlere oranla perakendede işyerinde teknolojiyi adapte etme süreci daha yavaş oluyor. Ankete katılan yöneticilerin ve çalışanların neredeyse üçte ikisi (yüzde 63), yeni teknoloji uygulanmadığı takdirde kuruluşlarının rakiplerinin altına düşme riskine sahip olduğunu söyledi.

2. Fiziksel sistemler, dijital ile yakınlaşıyor:

Fiziki sistemler ile dijital dünyayı birbirine yaklaştırmak şu anda perakende kuruluşlarında var olan bölümlerin ve oluşumların yeniden yapılanmasını gerektirecek. Böylece iç sistemler sorunsuz bir şekilde adapte olacak ve müşterilere zengin, kişiselleştirilmiş deneyimlerini sunmak için birlikte çalışacak.

3. Stok ve envanter yönetimine yönelik teknoloji kullanımı:

Müşteriler, perakendecilerden istedikleri ürünleri istedikleri zaman ve istedikleri yerde sunabilmelerini bekliyor. Perakendeciler yalnızca veri sistemlerini geliştirerek ve potansiyel olarak RFID tarama ve elektronik raf etiketleme teknolojisini daha iyi kullanarak, herhangi bir zamanda ve bulunduğu yerde tam olarak stoklarındaki malzeme miktarını bilerek rekabette bir adım öne geçebilir.

4. Teknoloji ile dost çalışanlar:

Perakendecilerin gelişmek için yakın gelecekte çalışanlarına her müşteriye daha kişiselleştirilmiş hizmetler sunmalarını sağlayan internete bağlı dijital araçları sağlamaları gerekiyor. Şu anda, ankete katılanların beşte ikisinden daha azı (yüzde 39) bulut bilişim uygulamalarına erişebiliyor. Bu rakamın daha artması perakende sektörü için büyük önem arz ediyor.

5. Daha uzun vadeli düşünmek için bir fırsat:

Perakendecilerin hem sistemlere hem de insanlara büyük yatırım gerekliliğini kabul etmeleri ve hem kısa hem uzun dönem sonuçlar için kayda değer yeni başarı ölçütleri bulmaları gerekiyor.
Mutlu çalışan ve müşteriler

Başarılı perakendeciler, müşterilerinin talepleri doğrultusunda ilerleyenler arasından çıkacak. Bu, çalışanlar ve müşteriler için kesintisiz ve entegre bir deneyim sağlamak için stokları yıkmak ve işin her aşamasında teknolojiyi kullanmak anlamına geliyor.

Aruba raporunda, perakendeci çalışanlar, dijital işyeri teknolojisinin doğrudan bir etkisi olarak üretkenlik (yüzde 72), refah (yüzde 62) ve rekabete farklılaşma yeteneği (yüzde 59) gördüklerini sözlerine ekledi.

Maliyetleri Artırmadan da KVKK Uyumlu Bir Şirket Olmak Mümkün

KVKK zorunluluğu birçok şirket için kabusa dönüşmüş durumda. KVKK konusundaki kafa karışıklığını gidermenin ve maliyetleri uçurmadan geçiş yapmanın çareleri ise bu yazımızda.

Avrupa Birliği’nde GDPR (General Data Protection Regulation) olarak bilinen ve ülkemizde de 7 Nisan 2016 tarihinden bu yana yürürlükte olan Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) ile beraber şirketlerin sorumluluğu da artıyor. BT uzmanları ile hukukçulara büyük iş düşüyor. Kişisel verilerin korunması odağında yeni kurum stratejileri belirlenmesi öncelik haline geliyor.

Kişisel verilerin güvenliği, dijitalleşen dünya ile beraber hiç olmadığı kadar büyük önem kazanıyor. Kişisel verilerin, izinsiz bir şekilde üçüncü kişilerle ya da kurumlarla paylaşılması, veri gizliliği ve veri güvenliği açısından önemli sorunlara yol açabiliyor.

Türkiye’deki kişisel veri güvenliği, 2005 ve 2010 yılında getirilen cezai hükümlerle güvence altına alınmaya çalışıldıysa da bu düzenlemelerin yeterli olduğunu söylemek pek de mümkün değildi. Bu noktada, geçtiğimiz yıl kabul edilerek yürürlüğe giren Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK), iş yaşantısı üzerinde pek çok değişikliği de beraberinde getirdi.

Verinin korunması çok önemli

Artık günümüzde, bilgi neredeyse ekonominin, üretimin kendisi haline geldiği ve bu nedenle verinin korunması; ekonomilerin, kendimizin hatta bizzat varlığımızın korunması anlamı taşıyor. 2018’de KVKK doğrultusunda Türk şirketlerine maalesef ilk cezalar kesildi. Kişisel Veri Koruma Kurulu’nun yaptığı bir açıklamada, 2018 yılında Kurul’a 38 ihbar, 24 veri ihlali olmak üzere, 358 şikayet geldiği; 250 adedinin sonuçlandırılarak yaklaşık 850 bin TL para cezası kesildiği belirtildi.

Bu da medya, devlet kurumları ve kamunun veri korumaya nasıl yaklaştığını ve bu konuda hassas olmaya devam edeceklerini gösteriyor. Hem bu cezalardan kurtulmak hem de KVKK ile uyumlu olmak da son derece mümkün.

Bireysel bilgiler ön planda

Öncelikli olarak kanunun, tüzel kişiliklerin verilerini kapsamadığını belirtelim. Kanunun konusunu, bireylere ait tüm verilerin toplanması, işlenmesi ve saklanması gibi başlıklar oluşturuyor. Kanun ve kanunun yürütülmesinden sorumlu kurul ile beraber, özellikle büyük miktarda kişisel veri toplayan, saklayan ve işleyen şirketler, bu verilerle ilgili sorumluluk sahibi haline geliyor.

BT uzmanlarına ve hukukçulara büyük iş düşüyor

KVKK ile beraber hukuk ve BT uzmanlarının daha fazla işbirliği yapmak zorunda olduğu bir noktaya gelindi. Bu nedenle bilişim konusunda uzman hukuk danışmanlarını bünyesine katan şirketlerle çalışmakta fayda var. Böylece, KVKK ihtiyaçlarınız ile ilgili de uçtan uçtan çözüm alabilir hale geleceksiniz.

Büyük ölçeklerde veri işleyen kurumların, teknik ihtiyaçlarını eksiksiz bir şekilde karşılayan çözümlerle çalışmaları gerekiyor. Güçlü bir veri tabanı; güvenlik, erişilebilirlik, ölçeklenebilirlik söz konusu olduğunda üstün özellikleri ile ön plana çıkmanızı sağlar. Güçlü veri tabanı aynı zamanda devasa büyüklükteki verileri işleyebilme, aktif “cluster” yapısı ile süreklilik sağlama ve çeşitli yedekleme imkanları ile birlikte sunulan çözümleri de destekler.

Veri toplama, işleme, raporlama aktivitelerini internet tabanlı uygulamalarla gerçekleştiren kurumlar için de Java Enterprise Edition 4,5,6 versiyon sertifikalarını destekleyen sunucuları seçmek çok önemli. Tüm bunların sonunda hem KVKK korkulacak bir şey olmaktan çıkacak hem de uygun maliyetler sayesinde paranız şirketinizin kasasında kalacak.

E-ticaretin Anahtarı Doğru ve Yerinde Teknoloji

Doğru ve yerinde teknoloji kullanımı Türkiye’de e-ticareti uçuracak.

Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) yıllık “Türkiye e-ticaret Pazar Büyüklüğü” raporuna göre, e-ticaret sektörü 2018 yılında, yüzde 42 büyüme ile 59,9 milyar liralık hacme ulaştı. 2014-2018 yılları arasında sektörün ortalama yıllık büyüme hızı ise yüzde 33 oldu. Bu büyüme rakamlarının teknoloji ile daha da hızlandırılabileceği düşünüldüğünde, e-ticaret Türkiye için en önemli sektörlerin arasına giriyor.

Türkiye’nin yeni büyüme hikâyesini E-Ticaret yazacak

Yeni nesil ticaret ve sınır ötesi ticaret önemini her geçen gün artırıyor. Bu farkındalıkla 2018 yılında oluşturulan TÜSİAD E-ticaret Çalışma Grubu, sektörün gelişmesini, ülkemizdeki KOBİ’lere ve perakendecilere ışık tutacak, destek olacak projeler ortaya koymayı hedefliyor. Büyüme rakamlarına bakıldığında Türkiye’nin yeni büyüme hikâyesini e-ticaret yazacak, e-ihracat da başrolde olacak. Bunun nasıl olacağına gelince, dikkatle izlenmesi gereken üç adım var: İlk adım dijital dönüşüm. Yalnız sektörlerin değil, ekonominin topyekûn dijital dönüşümle desteklenmesi gerekiyor. İkinci adım marka yatırımı. Çok güçlü markalarımız var ve bu markaları artık küresel e-ticaret platformları üzerinden dünyaya tanıtmalı, buna yatırım yapmalıyız. Üçüncü adım satış sonrası hizmet kalitesi. Online tüketicinin beklentisini uluslararası düzeyde karşılanabileceği bir geleceğe yatırım yapmak gerekiyor.

E-ticarette başarılı olmak için…

Az önce de bahsettiğimiz gibi pazardaki yarış arttıkça da e-ticaret siteleri daha fazla pay alabilmek için çabalıyor. İşte tam da bu noktada doğru ve yerinde teknoloji kullanımının önemi öne çıkıyor. E-ticarette başarılı olmak için Pukta aşağıdaki noktalara dikkat çekiyor.

Bulut’u kullanın

Asıl işinizin satış ve pazarlama olduğunu unutmayın. Bütçenizi sistem odalarından ziyade, daha iyi bir yazılım, doğru ürün yönetimi, daha aktif bir pazarlama ve satış süreçlerinizi iyileştirmek için kullanın. Sistem odalarında yanıp sönen ışıklar herkese çok etkileyici gözükse de siz rasyonel davranın.

Alternatif teslimat modelleri geliştirin

Müşteri tarafında e-ticaret şirketlerine iletilen şikayetlerin büyük bölümünü teslimat konusu oluşturuyor. Çin, ABD ve Avrupa bölgelerinde e-ticaret kapsamında uygulamaya alınan insansız hava ve kara araçları için Türkiye’de de Ar-Ge çalışmaları sürüyor. Yakın gelecekte e-ticaretin sevkiyat ve teslimat organizasyonlarında drone’ları ve insansız kara araçlarını görmeye başlayacağız.

Mobil teknolojiler

Mobil teknolojilerin hayata yoğun bir şekilde dahil olmasıyla birlikte artık e-ticaret de bu alana kaymış durumda. Dünya genelinde 300 milyar dolar olan mobil ödeme tutarının, önümüzdeki üç yıl içinde 700 milyar dolara çıkması bekleniyor. Bundan dolayı da yatırımcıların ilgisi mobil girişimlere doğru kaymaya başladı. Bu yüzden mobil ödeme kullanmayan ya da mobil uygulamasını ön plana çıkartmayan e-ticaret şirketleri için çok üzgünüz.

Kripto Paralar

Dünya değişiyor, finans sistemi de değişiyor. Artık insanlar sanal cüzdanlarında kripto para biriktiriyor ve alışverişlerini de bu paralarla yapıyor. Popülaritesini günden güne artıran kripto paralar şirketler, hatta devletler tarafından da ödeme aracı olarak kabul görüyor. Önümüzdeki yıllarda yaygın bir şekilde kullanılacağı öngörülen kripto paraların Türkiye’de de e- ticaret alanında birer ödeme aracı olarak kabul edileceğini söylemek mümkün.

Ürünler gibi veriler de hızlı ve hatasız taşınmalı

E-ticarette ürünlerin taşınmasına gösterilen özenin, verilerin taşınması aşamasında da gösterilmesi gerekiyor. Site ve uygulamaların düşük performansla çalışması müşteri deneyimini ve dolayısıyla satışları olumsuz etkiliyor. Kısaca e-ticarette satışların artması için, ürünlerin taşınmasına gösterilen özen, verilerin taşınmasına da gösterilmeli; veri güvenliği sağlanmalı.

Turizmin Destekçisi: Bulut Teknolojileri

Türkiye’de bacasız sanayi olarak bilinen turizm sektörü yaşanan krizlerden sonra tekrar hareketleniyor. Bu dalgada teknolojiyi doğru kullanan işletmeler bir adım öne çıkıyor.

Turizm, ülke ekonomimize önemli değerler katan bir sektör. Yaşanan krizlerin ardında bu yıl toparlanma haline geçen turizm sektöründeki işletmeler karlılığını bulut teknolojileri kullanarak nasıl artırır? İşte size birkaç ipucu:

Yatırım maliyetlerini azaltır

Bir otel zincirisiniz. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerdeki otelleriniz yılın her günü aktif. Ancak Uludağ veya Bodrum gibi sezonluk otelleriniz sadece ilgili sezonlarda aktif oluyor. Teknolojik altyapınızı her otel için ayrı kurmak, her lokasyona bir CIO ve ona bağlı ekip yerleştirmek bazen inanılmaz maliyetleri de beraberinde getiriyor. Peki tüm bu zincirinizi az bir maliyetle bulut üzerinden yönetebilirsiniz desek. Bu konudaki tek ihtiyacınız işinin erbabı bir teknoloji şirketi ve bu yazıyı okuyorsanız evet doğru yerdesiniz.

Esneklik sağlar

Az önceki örnekte verdiğimiz gibi dönemsel yoğunluklar yaşayan turizm endüstrisinde, sezon dışı dönemlerde bulut bilişim sayesinde kaynak kullanımı otomatik olarak azaltılabiliyor, buna paralel olarak maliyetler de düşüyor.

Güvenlik için olmazsa olmaz

Bulut hizmetleri, işletmelerin kendilerinin sahip olacağı altyapılara kıyasla çok daha iyi korunur. Böylece herhangi bir müdahale gerektirmeden turizm işletmeleri, kendi işlerine odaklanarak, kritik verilerin güvende olduğundan emin olabilir.

Mobilitenin anahtarı

Gün geçtikçe daha fazla tüketici mobil cihazları ve mobil uygulamalar üzerinden seyahatlerini organize ediyor. Google’ın verilerine göre, 2017 yılında tüketicilerin yüzde 79’u, seyahatlerini akıllı telefonlarından araştırdıktan sonra rezervasyonlarını yine akıllı telefonlarında gerçekleştiriyor. Bulut bilişim tüm mobil süreçlerin hızlı ve kesintisiz gerçekleşmesine olanak tanıyor.

Sosyal medya senkronizasyonu

Günümüzün turizm şirketleri müşteri hizmetlerini sosyal medya, mobil uygulamalar, web siteleri, iş ortakları, chatbot’lar ve inceleme siteleri gibi birçok kanalda aynı anda yürütüyor. Tüm bu kanallarda aynı deneyimi sunmanın temeli bulut bilişim altyapısından geçiyor.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Kararı ile Yerli Bulut Şirketlerinin Önü Açılıyor

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 31/05/2019 tarihli ve 2019/157 sayılı kararı gereğince kamuda açık e-posta servisleri kullanılamayacak.

Kurumsal e-posta hizmetinin, Google (gmail) üzerinden yine aynı uzantıya sahip olarak kullanılıp kullanılamayacağına ilişkin yapılan bir başvuruya cevap olarak hazırlanan kurulun kararına gelin birlikte göz atalım. Kişisel Verileri Koruma Kurulu diyor ki:

1. Google firmasına ait G-mail e-posta hizmeti altyapısının kullanılması durumunda gönderilen ve alınan e-postaların dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan veri merkezlerinde tutulması söz konusu olacağından, böyle bir durumda kişisel verilerin yurtdışına aktarılmış olacağına ve veri sorumlularının söz konusu uygulamayı 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (Kanun) “Kişisel verilerin yurt dışına aktarılması” başlıklı 9 uncu maddesi hükümlerine uygun olarak gerçekleştirmesine;

2. “Server”ları yurt dışında bulunan veri sorumlularından/veri işleyenlerden temin edilen saklama hizmetlerinin de Kanunun 9 uncu maddesi hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmesine

karar verilmiştir.

Peki bu ne anlama geliyor

Özellikle kamu kurumu iseniz çalışanlarınızdan, e-posta alışverişi yaptığınız kişi ve kurumlardan ve Kurul’dan onay almak gerekiyor. Ayrıca Google, Microsoft 365, Yandex gibi ürünleri kurumsal yazışmalarınızda artık kullanamayacaksınız.

Aslında bu bizim için yeni bir karar olabilir; ama Kanada gibi teknoloji konusunda çok gelişmiş bir ülke hiçbir verisini ABD’de bulundurmuyor ve bu servisleri kesinlikle kullanmıyor. Keza Avrupa Birliği için de aynı durum geçerli ki Google’ın İrlanda’ya veri merkezi açmasının ardında da bu duruş yatıyor.

Asıl yerli adım bu

Kamu kurumları dışında kişisel veri işleyen kurumların da konuya dahil olmasıyla yerli piyasanın hareketleneceğini ön görmek de yanlış olmaz. Zira uzun süredir dillerde olan yerli ve milli konusu asıl şimdi önem kazanıyor. Özellikle Pukta gibi bulut özelinde uzmanlaşmış, birçok farklı sektörden büyük şirketlere bulut özelinde yönetilen hizmetler sunan şirketlere bu noktada önemli ölçüde ihtiyaç doğmuş oluyor.

Kurumsal e-posta hizmetinin, Google (gmail) üzerinden yine aynı uzantıya sahip olarak kullanılıp kullanılamayacağı ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 31/05/2019 Tarihli ve 2019/157 Sayılı Karar Özeti’ne buradan ulaşabilirsiniz.

Bu fırsatı gören şirketler de hem ülkemizin siber güvenlik anlamında rahat bir nefes almasında önemli bir rol üstlenecek hem de rekabette bir adım öne çıkarak farklılığını ortaya koyarak büyüyecek. Bu durum başlangıçta iş dünyasını zorlasa da orta vadede BT sektörüyle birlikte ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacaktır.

Neden FlashArray X ?

Pure Storage IT profesyonellerinin verilerle daha iyi bir dünya oluşturmasına yardımcı oluyor.

Pure’un veri çözümleri, SaaS şirketlerinin, bulut servis sağlayıcılarının ve farklı ölçeklerdeki tüm kurumların müşterilerine gerçek zamanlı ve güvenli bir şekilde iş kritik uygulamalar çalıştırmalarına, DevOps ile modern uygulama geliştirmelerine ve multi – cloud ortamlar kullanmalarına imkân sağlıyor.

NVMe ve NVMe-oF ile Çalışıyor
2015 yılından itibaren NVMe teknolojisine yatırım yapan Pure Storage firması şu an dördüncü jenerasyon NVMe diskler kullanmaktadır. NVMe disklerin yanı sıra NVMe denetleyiciler ve NVMe disk çekmeceleri ile birlikte tamamen NVMe-oF protokolüne hazır yeni nesil donanıma sahiptir. SSD disklerde kullanılan seri yazma mimarisi yerine “Direct Flash” yazılımı ile birlikte NVMe disklere 256 kanaldan paralel olarak yazabilmektedir. NVMe-oF protokolüyle birlikte SAN protokolünde ulaşılabilen gecikme (latency) değerlerinin çok daha altında gecikme sürelerine ulaşılabilmektedir.

Şaşırtıcı Derecede Basit
FlashArray X serisinin kurulumu, yönetimi ve gözlemlenmesi alışılagelmişin dışına çıkarak gerçek anlamda basitliği ve sadeliği göstermektedir. Sipariş geçilen ürününüz 2-3 hafta teslimat süresinde elinize ulaşır. 30 dakikalık bir kurulum sürecinden sonra kullanıma hazır hale getirilir. All-Flash mimariye sahip olduğunuzdan dolayı performansı iyileştirme adına hiçbir ekstra müdahaleye ihtiyaç olmadan kapasitenizi yüksek verimlilik ve performans ile kullanmaya başlayabilirsiniz.

Verimlilik için Tasarlandı
FlashArray X serisi kullanıcıları, verimlilik teknolojileri olan sıkıştırma ve tekilleştirme teknolojileri sayesinde 5:1 lik dünya geneli ortalamasıyla TB maliyetlerini çok daha aşağı seviyelere indirmişlerdir. Inline ve post process olarak uygulanan 2 farklı sıkıştırma algoritmasının yanı sıra, yine inline ve 512 Byte’a kadar inebilen granülite de tekilleştirme teknolojisi bu başarının arkasında yatan teknolojilerdir. Tekilleştirme ve sıkıştırma gibi verimlilik teknolojileri ile geleneksel mimarilerden farklılaşan Pure Storage firması bu başarısını RSG (Right Sized Guarantee) programı ile birlikte performans kaygısı olmadan kullanıcılarına garanti edebilmektedir.

99.9999 İş Sürekliliği: Enterprise müşterilere hizmet eden FlashArray X serisi, anlık olarak bulut tabanlı Pure1 uygulaması ile takip edilmektedir. Pure1 uygulaması tüm dünyadaki FlashArray X serisindeki ürünlerin ortalama availability sürelerini 99.9999 olarak hesaplamıştır. Bu yüksek availability oranı hesaplanırken planlı olarak yapılan firmware upgrade, kapasite upgrade veya denetleyici upgrade gibi operasyonların olduğu zaman aralıkları da dahil edilmiştir.

Yapay Zekâ ile Güçlendirilmiş Destek
Bulut tabanlı Pure1 uygulaması yapay zeka (AI) ve makine öğrenmesi (machine learning) teknolojileri sayesinde kullanıcılarına yalnızca monitoring hizmeti değil; aynı zamanda geleceğe dönük kapasite ve performans tahmin rakamları verebilmektedir. Dünya genelinde Pure1’a bağlı olan tüm sistemlerden toplanan telemetri veriler baz alınarak machine learning teknolojisi ile birlikte proactive case ler açılıp kullanıcı tarafındaki olası problemleri önleyebilmektedir.

Pukta, Bilişim 500’de Kendi Kategorisinde 5. Oldu

4 Temmuz Perşembe günü gerçekleşen Bilişim 500 töreninde Pukta Bilişim olarak kendi kategorimizde 5. olduk. Pukta Bilişim olarak bu başarıyı “Bilişim 500 Plus-İlk Beşyüz Bilişim Şirketi Araştırması” 2018 verilerine göre Hizmet alanında “Barındırma-Yönetim-Bulut” kategorisinde sağladık.